Bazıları için bir işin bitmiş olması yeterlidir.
Bazılarıysa sonucun nasıl ortaya çıktığına bakar. Ölçüsünü kontrol eder, ayrıntıyı atlamaz, kullandığı aleti rastgele seçmez. Kolayına geleni değil, doğru olanı yapar.
Çünkü gerçek ustalık yalnızca el becerisi değildir.
Bir çalışma biçimidir.
Bir karakterdir.
İnsanın kendi işine koyduğu standarttır.
Biz buna norm diyoruz.
Kimi hızından taviz vermez.
Kimi hassasiyetinden.
Kimi başladığı işi yarım bırakmaz.
Kimi de “bu kadarı yeter” denilen yerde bir kez daha kontrol eder.
Her ustanın yöntemi farklıdır. Ancak gerçek ustaları bir araya getiren ortak bir özellik vardır:
Yaptıkları işin arkasında dururlar.
Onları yalnızca meslekleri tanımlamaz. İşe nasıl yaklaştıkları, neyi kabul edip neyi kabul etmedikleri ve kendileri için belirledikleri standart tanımlar.
Onlar başkasının ölçüsüne göre çalışmaz.
Kendi normlarını belirlerler.